dokunmatik

...cehennem elimden tuttu

sustum

susmasaydım ağlayacaktım

susmasaydım medet umacaktım

susmasaydım eğer iyiyi ve kötüyü bıçaklayacaktım uluorta

ayrılın lütfen namussuzlar
dokunmadan birbirinize

sustum
ve şarkılar söyledim içimden

sustum
ve hayaller besledim

sustum
ve merak ederken sesimi
sayısız sesler edindim

sustum
sesimi kaybettim

...ah'ım




...o kadar büyüdüm ki annem de uyutamaz beni artık
ahh akşam
ya da günün geri kalanı ahh
ahh koskoca dünya
ve ah çeken hayatlar

terbiye edilmeyi bekleyen ah

ahh terbiyesiz


ve ahh terbiyeciler

hepimiz

korkmuşuz ah
unutmuşuz ne çabuk

bi başına

savaş bitmiş
ah kazanan ah
sus

evvel zaman içinde ben vardı
zaman şimdilendi
buradayım
evvel zaman içinde aşk vardı
zaman şimdilendi
sen kaldın
ahh

ton


....başucumda hilal
aldığım nefes kadar aydınlık
eklemlerimdeki ağrı
gözümdeki baygınlık
yarın olmasa ya bir süre daha
üzerimde tatlı bir ağırlık
hüzün değil bu
hakiki yalnızlık

...çünkü bilmiyorum




...kimin ne dediğini bilmem

sorma

ben yapmazsam yapacak kaç kişi var daha sırada

sorma

sussaydım ya söylemeseydim ne olurdu ki

sorma

geri dönsem, sağa sapsam, sola
ne olur

n'olur sorma

sevmeseydim ya da belli etmeseydim
anlatmasaydım herşeyi koşulsuz

ne olurdu o zaman

sorma

bildiğim oyunlardı ama sıkıldım
oynasaydım ya bir kez daha

sorma

yine yalnız mıyım
yine kederli
yorgun yine
aşık ve sarhoş

kirli miyim yine

yine uykusuz

açık değil mi kapılar
çalmaktan çekindiğim

ya o dizler
uykularımı biriktirdiğim

ya baharsa


...yaz girer kavun çıkar ya piyasaya
ben rakıya başlarım
yaz biter kavun alır voltasını
rakının tadı kaçar
ben votkaya başlarım
sabah olur gelir bir bakar ki ben hala akşamdayım
alır beni kardeşim 
taşır gündüze
gündüze uyanışlarda ben hep aksiyim
hoyratım

her akşam eksikler kalır
haliyle ben akşamda kalırım
nefesim akşamdan gelir esnafın yüzüne
kardeşim sahiplenir akşam kokularını
gün başlar
işler tıkırdar
gün biter
kardeşim bırakır beni akşamın kollarına

aman sabah olmasın!

nasıl


...susar eleman
susturur çığlıkları

susar eleman
el aman demez bir yudum suya

susar eleman
içerisi zulüm kokar

eleman
nasıl söyleneceğini bilmez
susayandır sustukça
susadıkça susan

nasıl olur

eleman koşar
korkutur aşkları

aşklar uçar

geriye kalan tüyleri toplar
kendine kanat yapar

uçar eleman

korkar karanlıktan
güneşi kovalar

yorulur bir gün
iner toprağa

basar

uzanır

toprak olur

ve yağmur yağar

üzüntülü


...meğersem yıldızlar rengarenkmiş
ay kara kapkara
meğersem bulutlar bunca zaman
bizi seyir edermiş şşş
meğersem toprak da üşürmüş bir başına

yalnızken

duyduğum uzak sesler reddedil(ir)miş
kendim kadarmışım ben o kadar (da) değil
başka bir yere gitmeden
kendimle başbaşa kalabilirmişim

herkes beni severmiş o zaman
içerimdeki herkes

hala mı yanılıyorum?