tam am lan!

olduğun y erde kal
o lduğun yerde kal
o ld  u  ğun y er  de   k    al

tam

bağışla

suya öfke karışıyor
taşıdıkların taşıyor
karışıyor toprağa ve aya
zehrini yut
yut zehrini ve sus
ebediyet kumsalına il ayak basan mısın
ilk sabırsız sen değilsin
toz
ayaklarımın altında burnumdan soluduklarım
yaklaşma
korkuyorum
şüphe ve özlem ve kibir ve elem
sus
-turamaz bildiklerin öğrendiklerini
saklayamaz
sayıklarsın sayıkla
söyle
yaşa
yaşa
yaşa
zor geliyor anlatmak hislerimi
hep kötü
hep hain
suclu hep
utanan üzülen merhamet edenlerin hepsi artık aramızdalar
bağır istersen
ya da bayıl
benden medet umma

yolsuz

dedim gülüm yoluna git
dedi yolum yol değil
dedim gülüm yoldan çıkanlar yol aramazlar

Destur

efendim,sosyal hayat mağduruyum
usandım aynalardan
...
tanrılar ne yapar bilmem
ben tanrı olsam manzarası güzel bir ev isterim
mermer üstü soğuk beynim kemikle korunur benim
...ahh ben...
çok önce daha sen yokken
sana boşlukta salınan
ve binlerce yıl da geçse üstünden
yerini yurt edinen
ağaç ya da çimen değil
kırılmış bir dal kadar emin kendinden
...
önceyi sonrayı çıkar(a)t aklından
an be an al beni
ister patla ister yan boğul
ama izin ver

mat


























*
havanın içine doğdun
sana denizleri verdik.

**
herkesi aynı dertle boğuşur sanan
ne alacak tadını yediğinin
yediklerini çiğneyen kim
kim onu doyuran
doyan
kim

***
dünyevi suskunluk bırakmışken yerini
hane halkı ahlakına
kimseler var her yerde artık her kimseler
kimseyi incitemeyenler, tanrının adıyla ceza kesenler, tanrının adıyla hükmedenler, hak sahipleri, ev sahipleri ve hayat sigortaları
yol arayan elektrik, rüzgarsız havada uçurtma, ufalanan kaya, ıslak kum
ölü bedenler toprak altında
ölü bedenler ateş altında
ölü bedenler suda
ölü bedenler içerisine hapsolmuş ruhlar
dışı zombi içi hayalet
bedeninde hapis başkasının zihniyle
gözler(z)indan akanlar soğuk algınlığı
bir damla gerçek göz yaşı söndürecek tüm ormanı


düş taşı!


gel düş üstüme
üstüme düş gel
üstüme gel düş
düş gel üstüme
gel üstüme düş
düş üstüme gel